Glizigen®, Glisirhizinik Asit içeriğiyle HPV (Human Papilloma Virus) ve HSV (Herpes Simplex Virus) virüslerine karşı etkili koruma sunmaya yardımcı olarak, sağlıklı ve rahat bir yaşam sürdürmeniz için sprey ve intim yıkama jeli formlarında sunulan bir cilt ürünüdür.
Glizigen®, Glisirhizinik Asit içeriğiyle HPV (Human Papilloma Virus) ve HSV (Herpes Simplex Virus) virüslerine karşı etkili koruma sunmaya yardımcı olarak, sağlıklı ve rahat bir yaşam sürdürmeniz için sprey ve intim yıkama jeli formlarında sunulan bir cilt ürünüdür.
Virüslerin hücrelere girmesini engelleyerek yeni hücreleri enfekte etme yeteneklerini sınırlar.
Glizigen®, virüslerin çoğalmasını
engelleyerek yayılımını azaltır.
Kaşıntıyı, iltihap kaynaklı ağrı ve acıyı
yatıştırmaya yardımcı olur.
Antiviral
• Molluskum kontagiozum
• HPV
• HSV
Hasarlı cildi yatıştırma
• Genital siğillere karşı koruma
• Genital uçuklara karşı koruma
• Epitel yenilenmesini destekleme
Antioksidan ve Bağışıklık Düzenleyici
• Bölgesel bağışıklık yanıtını güçlendirme
• Hasar görmüş bölgelerde iyileşmeye katkı sağlama
-Az miktarda Glizigen® İntim Yıkama Jeli’ni ıslatılmış genital bölgeye sürdükten sonra bol suyla yıkayın ve kolayca durulayın.
-Günde 1-2 defa uygulanır.
-İstenildiği süre boyunca ve gerektiği sıklıkta kullanılabilir. Koruma amaçlı düzenli, uzun süreli kullanıma uygundur.
-Diğer tedavilerle birlikte kullanıma uygundur.
-Hoş dokulu ve hoş kokuludur.
-Genital bölgeye günde 3-4 defa uygulanır.
-Spreyi dik tutarak 2 kere püskürtünüz.
-Durulanmaz.
-İstenildiği süre boyunca ve gerektiği sıklıkta kullanılabilir.
-Bir kullanımda 6-8 saat süreyle etkilidir.
-Az miktarda Glizigen® İntim Yıkama Jeli’ni ıslatılmış genital bölgeye sürdükten sonra bol suyla yıkayın ve kolayca durulayın.
-Günde 1-2 defa uygulanır.
-İstenildiği süre boyunca ve gerektiği sıklıkta kullanılabilir. Koruma amaçlı düzenli, uzun süreli kullanıma uygundur.
-Diğer tedavilerle birlikte kullanıma uygundur.
-Hoş dokulu ve hoş kokuludur.
-Genital bölgeye günde 3-4 defa uygulanır.
-Spreyi dik tutarak 2 kere püskürtünüz.
-Durulanmaz.
-İstenildiği süre boyunca ve gerektiği sıklıkta kullanılabilir.
-Bir kullanımda 6-8 saat süreyle etkilidir.
Glisirhizinik Asit (GA) koruyucu mucizesi nereden gelir?
Meyan kökünü, içinde bir sürü farklı vitamin ve mineral bulunan bir meyve gibi düşünebilirsiniz. Bu vitamin ve minerallerin bazıları, vücudumuzu hastalıklardan korumaya yardımcı olur. Meyan kökü; GL, GA, LTG, LCA, LCE ve GLD gibi vücudumuzu virüs ve mikroplardan koruyan özel vitamin ve mineraller içerir.
Meyan kökünü, içinde bir sürü farklı vitamin ve mineral bulunan bir meyve gibi düşünebilirsiniz. Bu vitamin ve minerallerin bazıları, vücudumuzu hastalıklardan korumaya yardımcı olur. Meyan kökü; GL, GA, LTG, LCA, LCE ve GLD gibi vücudumuzu virüs ve mikroplardan koruyan özel vitamin ve mineraller içerir.
Meyan kökü güçlü anti-inflamatuar, antibakteriyel ve antiviral etkiler gösteren 20’den fazla triterpenoid ve yaklaşık 300 flavonoid bileşik içerir. Bu maddelerden bazıları, özellikle de glisirizin (GL), 18β-glisiretinik asit (GA), likiritigenin (LTG), likokalkon A (LCA), likokalkon E (LCE) ve glabridin (GLD), virüs ve mikroplarla savaşmada önemli rol oynar.
Meyan kökü, sadece virüs ve mikroplarla savaşmakla kalmaz, aynı zamanda:
• Tümörlerin büyümesini engeller.
• İltihabı azaltır.
• Bağışıklık sistemini düzenler.
• Şeker hastalığına karşı korur.
• Karaciğeri korur.
• GL ve GA adı verilen maddeler, virüslerin hücrelere girişini, çoğalmasını ve yayılmasını engeller.
• Bu maddeler, vücudun bağışıklık sistemini güçlendirerek virüslerle savaşmasına yardımcı olur.
• Örneğin, GL’nin hepatit C, uçuk, grip gibi virüslere karşı etkili olduğu gösterilmiştir.
Meyan kökü, Çin’de uzun yıllardır ilaç yapımında kullanılmaktadır. Özellikle GL’den elde edilen ilaçlar, karaciğer hastalıkları, akciğer fibrozisi ve testis yaralanmaları gibi birçok hastalığın tedavisinde kullanılmaktadır.
GA, LCA, LCE, GLD ve LTG gibi maddeler, bakterilerin ve mantarların büyümesini engeller. Bu maddeler, mikropların zararlı toksinler üretmesini önler. Örneğin, GA’nın MRSA (metisiline dirençli Staphylococcus aureus) gibi tehlikeli bakterilere karşı etkili olduğu bulunmuştur.
Kaynakça: National Library of Medicine
https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC4629407/
Aşağıdaki belirtilerden bazılarını yaşıyorsanız, en kısa sürede doktorunuza başvurmanızı öneririz.
İnsan papilloma virüsü (HPV) enfeksiyonu genellikle belirgin semptomlar göstermez ve çoğu kişi enfekte olduğunu bilmez. Ancak bazı durumlarda aşağıdaki belirtiler ortaya çıkabilir:
Genital Siğiller: HPV’nin bazı türleri, genital bölgelerde küçük, etli kabarcıklar veya yumrular şeklinde siğillere neden olabilir. Bu siğiller, cinsel organlar, anüs çevresi veya kasık bölgesinde ortaya çıkabilir.
Rahim Ağzı Değişiklikleri: Bazı HPV türleri, rahim ağzındaki hücrelerde değişikliklere yol açabilir. Bu değişiklikler genellikle belirti vermez, ancak Pap smear gibi testlerle tespit edilebilir.
Kanser: Bazı yüksek riskli HPV türleri, uzun süreli enfeksiyon durumunda rahim ağzı, anüs, penis, boğaz ve ağız gibi bölgelerde kansere yol açabilir. Bu tür kanserler genellikle erken evrelerde belirti göstermez.
HPV enfeksiyonunun çoğu türü zararsızdır ve bağışıklık sistemi tarafından temizlenir. Ancak, düzenli sağlık kontrolleri ve taramalar, özellikle kadınlar için rahim ağzı kanseri riskini azaltmak adına önemlidir. Ayrıca, HPV aşısı, virüsün yaygın türlerine karşı koruma sağlar.
Herpes Simpleks enfeksiyonu genellikle belirgin semptomlar göstermez ve çoğu kişi enfekte olduğunu bilmez. Ancak bazı durumlarda aşağıdaki belirtiler ortaya çıkabilir:
Genital Bölgede Uçuklar: HSV, cinsel organlar, anüs çevresi veya kalçalarda ağrılı uçuklar, sıvı dolu kabarcıklar veya yaralara neden olabilir.
Kaşıntı veya Karıncalanma: HSV’de kabarcıklar oluşmadan önce genital bölgede kaşıntı veya karıncalanma gibi belirtiler görülebilir.
Ağrı veya Yanma: HSV, idrar yaparken ağrı veya yanma hissi gibi rahatsız edici semptomlara yol açabilir.
Genel Semptomlar: HSV, ateş, baş ağrısı, kas ağrıları ve şişmiş lenf düğümleri gibi grip benzeri belirtilerle de ortaya çıkabilir.
İlk enfeksiyondan sonra, virüs vücutta kalır ve stres, hastalık veya bağışıklık sisteminin zayıflaması gibi faktörlerle tekrar aktifleşebilir. Tekrarlayan ataklar genellikle daha hafif ve kısa sürelidir. Tedavi antiviral ilaçlarla yapılabilir ve semptomların süresini kısaltabilir.
HPV’nin en sık bulaşma yolu cinsel temastır. HPV virüsü insan cildinde canlı olarak bulunabildiğinden doğrudan cilt teması ile de bulaşabilmektedir. Hamam, umumi tuvaletler, genital organa temas etmiş eşya ve giysilerin ortak kullanımları da bulaşa neden olabilmektedir.
HSV’nin en yaygın bulaşma yolu, enfekte bir kişiyle doğrudan cilt temasında bulunmaktır. Bu, öpüşme, sarılma veya cinsel ilişki gibi yakın temasları içerir. Herpes yaralarından çıkan sıvı, virüsü içerebilir. Bu sıvılarla temas etmek de enfeksiyona neden olabilir.
-MAT yöntemi ile moleküller bir elektrik alanına maruz bırakılarak enerji yüklenmesi sağlanır. Bu sayede etken maddeler, moleküler düzeyde daha etkili hale gelir.
-Antioksidanların, vücutta stresle mücadele etme ve hastalıklara karşı dayanıklılığı artırma konusunda önemli bir rolü vardır. MAT, moleküllerin antioksidan etkinliğini önemli ölçüde artırır.
-Kuvvetli ve hızlı bir etki oluşturmak için moleküler konsantrasyonu arttırmaya gerek kalmadığı için, üründe yan etki gözlemlenmez.
Tüm kampanya ve ürün bilgilerine bizi takip ederek ulaşabilirsiniz.
Bu web sitesi, en iyi deneyimi sunmak için çerezleri kullanır. Bu siteye giriş yaparak çerez kullanımını kabul etmiş sayılırsınız.